Saatin Yeniden İcadı

Giyilebilir teknolojilerin öncüsü denildiğinde aklımıza gelecek belki de ilk örnek kol saatidir. 20. yüzyılın başlarında bilindik formunu alarak hayatımıza giren kol saatleri, mekanik ve dijital örnekleriyle varlıklarını günümüzde de sürdürmeye devam ediyorlar. 

Klasik kol saatleri, şimdilerde zamanı bildirmekten daha çok kıyafetlerimizi tamamlayan bir aksesuar niteliğinde. 

Her ne kadar onları bir takıymışcasına kenara atsak da, 70'lerdeki ilk dijital örneklerinden itibaren kol saatleri zamanın yıpratıcılığına karşı durabileceklerini bize kanıtlamaya başladılar.

80'lerdeki hesap makineli versiyonları ise, giyilebilir bilgisayar teknolojilerinin atası kabul edilebilir.

Günümüzde cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla önemini yitiren kol saatleri, var oluş kavramına ters bu düşman ile barış anlaşması yapmış durumunda.

Samsung'dan Motorola'ya bir çok firma "akıllı saat" üretimine başlamış ve kol saati kavramının giyilebilir teknoloji pazarında yeniden hatırlanmasını sağlamıştır. Gün doğar devran değişir hesabı, bir zamanlar cep telefonu ekranlarından öğrendiğimiz zamanı tekrar kol saatlerimizden öğreniyor hale yeniden geliyoruz. Üstelik sadece zamanı da değil; Bu akıllı kol saatleri sayesinde cep telefonu ekranından öğrendiğimiz bir çok bilgi ve uyarıyı takip edebiliriz. Olayın bu yönüyle de kolsaatleri, zamanında maruz kaldığı kenara itilişinin de intikamını almış bulunmakta.